Lilypie Fourth Birthday tickers

Lilypie Fourth Birthday tickers
genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Temmuz 2012

Bir Ben Var Benden İçeri

*Aydın Söke- Güzel bir kahvaltıda

Hava sıcak bunaltıyor beni. Bünye tatil istiyor fakat daha çok var tatile ve hazırda bir tatil planı bile yok. Deniz kenarında bir bankta otursam seyretsem denizi. Dalsam hayallere kendimi dinlesem. Biriken iç hesaplarımı kapatsam artık. Devretmek istemiyorum sonbahara bu yaz kapansın bu hesaplar. Hayallerim için bir adım atsam mesela. Biliyorum bir adım atsam gelecek arkası ama korkuyorum işte. Aslında düşünmem fazla attığım adımların sonuçlarını ama işte düşüneceğim tuttu.

Aslında şu andaki tek hayalim kafamı dinlemek. Belki eskiden olduğu gibi katıla katıla ağlayarak içimdekileri dışarı vurmak. Oda artık olmuyor. Ağlayamazdım zaten gizli gizli ağlardım eskiden de fakat şimdi oda yok. Duygularımı çok arka plana atmaya başladım sanırım.

Eşimin doğum günüydü. Çok da değil hani yaşı ama o kadar uzun yıldır tanıyorum ki bana "oo sen bu yaşa bile geldin mi beee" dedirtiyor. Tabi benim 2 sene sonra göreceğim yaşlar. Biliyorum ama nedense içimde o büyüklüğe olgunluğa erişmiş hissetmiyorum kendimi. Hala çocuğum sanki hala o uçsuz bucaksız hayaller kuran 16 yaşındaki genç kızım. Sorulsa ister misin 16 yaşını yok istemem. Hepsi olduğu yerde dursun ben he yeni gelen yaşın eskisinden daha güzel olduğunu düşünüyorum.

Ve şimdi kızım var artık onun yaşlarını sayıyorum. Tam 42 aylık. Tam 3,5 yaşında. Kuzum da eylülde başlayacak kreşe ve sonrası gelecek okul hayatı. İnşallah üniversiteyi bitirdiğini de görürüz. Her ailenin çocuğunda görmek istediği mürvetleri görürüz. Kuzum şimdilerde doktor öğretmem olmak istiyor. Büyüdüğünde de gönlündeki mesleği alır eline ve gönlünce severek yapar inşallah.

Herkes için geçerli. Bende şimdilerde okuduğum mesleği yapmıyorum ama mutsuzuyum hayır değilim. Geçen sene hiç düşünmeden attım bir adım hoş halada düşünmüyorum ya. ama iyi geldi kendimi buldum buralarda. Sinirlendim, yıkıldım, neden burdayım dedim, ohh iyi oldu dedim ama bana çok başka bir pencere açtı. Çok yeni şeyler kattı. İyi kötü deneyimlerim oldu bunların sayesinde bilmediğim şeyler ve bilmediğim yerler keşfettim. Oldu oldu güzel oldu. Allah utandırmaz devamında da inşallah.


*İş çıkışı arkadaşlarla sahilde ve kuzuşun bu yaz denizle ilk buluşması

İçimde ne dolmuş ohh döktüm rahatladım. Karmakarışık oldu biraz hızlı hızlı düşünmeden yazınca böyle oluyormuş demek.

03 Aralık 2010

Hoş Gelecek

Yarın misafirim gelecek. Bir kişi ama benim gönlümde yeri bir kişilikten fazla.

Beyza doğdu doğalı gelecekti. Aralarımızda espiriler uçuşuyordu. Artık okula başlayınca gelirsin diye. Ama hiç alınmadım biliyorum çünkü işleri çok yoğun yoksa uzatmaz bu kadar. İçim kıpır kıpır nasıl ağırlasam ne yapsam. Aklımda bir sürü fikir.

Aslında ben misafiri çok seviyorum. Devamlı birileri gelsin istiyorum.

İnşallah alnımın akıyla en güzel şekilde ağırlarım M. ablamı da.

09 Kasım 2010

Bir Bisiklet

5-6 yaşlarındayım. Kim söyledi hatırlamıyorum " cennete gidince her istediğin olacak" diye. Ve sonrasında devamlı "cennete gidince bisikletim olacak" diye sevinirdim. En büyük hayalimdi cennette bisiklet sürmek :)

Tabi ki babam dayanamadı ısrarlarıma aldı bisikletimi. Bembeyezdı.

Eşimle aynı apartmanın çocuklarıyız ve devamlı bisiklet sürerdik. Çok anılarım var kocişle ve bisiklet ikilisiyle.

Bir bisiklet ne kadar farklı şeyler hatırlattı. Bir çocuğa cennet cehennem kavramları nasıl anlatılmalı, babanın aldığı güzel bir hediye ve sevgiliyle yapılan bisiklet turları.

Yaşlanmadım dimi ben :((

10 Ağustos 2010

Bu da geçer...

Bu ne sıkıntı içimde ki? Hüngür hüngür ağlayasım var. Sebebini biliyorum havalardan ve hiçbir istediğimin olmaması... buz gibi olsun hava sarılayım battaniyeme titreyeyim gerekirsem ama şimdiden daha mutlu olurum kesin.

Kariyer hakkında çok düşünüyorum. Yapmak istediklerimde de hep bir engel çıkıyor. İçimde öyle bir volkan var ki patlamadı daha. Patlamaya hazır. Yetmiyor şimdi yaptıklarım, beni tatmin etmiyor. Çareyi nerde bulacağımı da bilmiyorum.

Ahh kızım ahhh ... Nasıl şekersin iş derken hep içim sızlıyor. Seni yalnız bıraktığım için. Özellikle telefonda ‘anni düştü’ diyerek ağlayışın ve telefonu kapattığında ‘anni üüüü’ diyerek anneannene telefonda bana nasıl cilvelendiğini anlatman. Kabartıyor içimi neden buradayım senin yanında değilim. Ama sabırsız bir anne olarak sen her ağladığında kasılsam ve migrenim başlasa da ben yine tüm günü senin yanında geçirmek istiyorum.

Daha bir çok şey. Aslında halime şükretmeliyim. Sevdiğim adam yanımda, meleğim kollarımda, iyi de bir işim var ama niye hala takıyorum her şeyi kafama.

27 Temmuz 2010

TATİL BİTTİ







Malesef tatil bitti ve yine işteyim. Ne kadar çabuk geçti günler fotoğraflar olmasa hiç yaşanmamış gibi. detaylara daha müsait olduğumda gireceğim birkaç fotoğrafla bitireyim.

16 Temmuz 2010

TATİLLLLL

Biliyorum kimse takip etmiyor bloğumu ama tarihe kayıt düşmek adına yazıyorum. Kızımla ilk tatilimize çıkıyoruz. Aniden çıkan bir plan olduğundan hazırlanamadım bile. İnşallah Beyza için gerekli bişeyi unumam.

13 Nisan 2010

Uzun Aradan Sonra

Son bir haftadır tarif edilemez derecede huysuz Beyza. 2 yaş sendromu erken geldi herhalde. Devamlı evden çıkalım gezelim modunda ayakkabılarını görmesin yeter ki durduramıyoruz. Bir de istediğini yapmayalım yada yapma kızım gel kızım dediğimm anda bağırma ısrarcı olursam kendini yere atma ağlama durumunda. Ne yapmam gerektiğini kestiremiyorum. İlgisiz kalsam ya kendine ya karşısındakine zarar verecek. Yanında kim varsa vuruyor sinir klrizleri geçirirken. Kendini atıyor bilip bilmeden. Kucağımda kendini savururken dudağıma kafasını vurdu ve başka krizde de babasının kafasına da anahtarları vurdu.

Geceler ayrı sorun. Gündüz uykuları çok az olmaya başladı zaten. Hemde o kadar gezmeye harekete ve uykusuzluğa gece uyur diyorum . Yok nerdeee... Akşamları en geç onda uyuyor. Bende Beyza ‘dan geriye kalan dağınıklığı toplama , dinlenme derken gece 12 gibi ben yatıyorum yarım saat veya bir saat sonra uyanıyor kalkıyorum sakinleştiriyorum yok durmuyor. Mama yapıyorum içiriyorum gazıydı rahatlamasıydı tekrar uyumasıydı bir saat geçmiş. Ama uyusa da huzursuz uyuyor. Devamlı uykusunda mızmızlanıyor.

Meleğim bu kadar huysuz değildi. Çok mutlu, gülücükleri eksik olmayan, her dakika kendini sevdiren bir bebekti. Şaşıyorum şimdi böyle huysuz mutsuz görünce.

Bu aralar Etkili Anne Baba kitabına yeni başladım bakalım bizim kızın huysuzluğuna karşı nasıl davranacağımızı gösteren bir yol var mı?

Daha okumak istediğim çok kitap ama vakit bulamıyorum. Nasıl hayranım hem işe hem çocuğa hem evlerine hem eşlerine hemde kendilerine vakit ayıranlara. Püf noktası ne acaba? Bilen varsa banada söylesin.

17 Şubat 2010

Bu Aralar...

Çok zaman oldu yazmayalı. Her gün yazacağım diyorum ama bir türlü düzene sokamadım. Akşam eve gittiğimde bir önceki günden değişmiş gibi geliyor gözüme. Anları yakalamak istiyorum tabi çoğunu kaçırıyorum. Artık daha sık yazmalıyım.

O kadar büyüdü ki çoğu şeyi anlıyor artık, tepkileri daha kesin, inatçı (acaba oğlak burcu olduğundan mı?), kararlı ve çok hareketli. Bir dakika durmuyor yerinde. Yoruluyorum artık peşinde koşmaktan. O kadar meraklı ki her şeye dokunmak istiyor, bakmak ve tadmak istiyor. Ne bulsa ağzına atıyor. Ondan dolayı peşinde takipteyim her daim. Devamlı öğrenmeye açık. Yok dmeyi öğrendi teyze nerde diye sorduğumda ok (yok) diyor eller açık bir şekilde.

Bunu unutmamak için yazmam gerek en çok sevdiği şeylerden biri kitaplar, kağıtlar. Ne bulsa okuyor kendince. Kendi kitapları değil faturaları bile evirip çevirip kendince mırıldanıyor böylece birkaç dakika oturuyor. Herhalde ne çok harcama yapıyorsunuz böyle diyor. Bende hayaller kurmaya başladım iyi bir yazar olur belki diye, arkadaşımda katkıda bulundu yazar olup da röportaj yaparken söylermiş ben 1 yaşındayken elime ne geçerse okurmuşum diye. Bende bu anı belgelemek adına kaptım kamerayı hemen çektim videoya. Kanıt olsun elinde dimi. Bu özelliği benden almış bende çok severim okumayı ama yazmakta o kadar iyi değilim. Zaten belli oluyordur kaç aydır yazamadığımdan. Beyza ne kadar fiziksel olarak babasına benzese de karakteri aynı ben. Bende kendimi böyle avutuyorum.

Şimdilik bu kadar ama arayı açmıcam artık kızımın ilklerini daha sık yazmalıyım.

06 Kasım 2009

Hayaller


Ne hayallerim vardı. Şimdi hayatımda durduğum yerde olmayı hiç düşünmemiştim. Bu sene başka yerlerde başka hayallerin peşinde olacaktım. Ama mutluyum belki hayallerim gerçekleşse bu kadar mutlu olmazdım. Hayat bana dünya tatlısı şeker mi şeker bir bebek verdi. 2008 yılının son gününde. 2008 yılına kadar olan 23 yılım o gün bitti ve yeni yıla kızımla birlikte başladık.

Hayallerim artık meleğimle dolu. En yakın gerçekleşmesini beklediğim hayalim; yürümesi ve koşarak boynuma sarılıp annem demesi ve onun gülen gözlerine bakıp sarılmak.

En büyük hayalimde hep gülen gözlerle bakan sıcacık gülen biri olsun.

20 Ağustos 2009

HER TELDEN

Blogları okudukça bende blog açınca şunu yazarım bunu yazarım diye düşünüyordum. Fakat bir türlü fırsat bulamıyorum yazmaya.

Bu aralar keyfide yok kızımın hala nesi olduğunu çözemedim. İki hafta önce kulağı iltahaplanmıştı ve tam onu atlattık keyfi geldi derken yine huysuz. Daha dişleride çıkmadı. Acaba onun huysuzluğumu. Geceleri uykusunda saat başı ağlayarak uyanıyor. Doyuruyorum, suyunu içiyorum tamam uyur şimdi diyorum. Bir saat sonra tekrar sesi geliyor. Çalıştığımdan anneannesi bakıyor gündüzleride aynı huysuzluğu devam ediyormuş. Nasıl çözeceğimi bilmiyorum.

Bu aralar çok hareketli. Hiç durmuyor yerinde. Seri şekilde emeklemiyor ama sürünerek dönerek ilerliyor. Emeklemeyi zaten istemiyor. tutunacak bir yer buldumu hemen ayağa kalkıyor. Bu çabanın sonu düşerek bitsede inatçı kızım devam ediyor.

14 Ağustos 2009

Merhaba

Yıllardır blog okuyucusuydum. Ama kızım doğduktan sonra kızımla benimde blogum olmalıydı ve vakitte bulunca işte bende burdayım.